Dr. Mehmet Akif İnce

Öğretmen / Eğitim Bilimci

Yapay Zeka çağında İngilizce öğrenmeye gerek var mı?

 

Yapay Zekanın (YZ) aldığı yol ile vaat ettikleri gerçekten muazzam. Bu gelişmeler, bir çok alanda olduğu gibi yabancı dil öğrenme süreçlerimizi de dönüştürmektedir. İstediğimiz materyali, etkinliği ve hatta pratik yapmak için arkadaşı YZ ile elde edebiliyoruz. Bu gelişmeler o kadar baş döndürücü bir hızda ilerliyor ki çok yakında yabancı bir dili öğrenmeye ihtiyacımızın kalmayacağı düşünülebilir. Özellikle YZ’nın çok dilli çalışabilmesi sayesinde bilgiye ulaşırken ve üretirken istediğimiz dilde sonuç alabiliyoruz. Ancak tüm bu gelişmeler, dil öğrenmenin o büyülü ve ufuk açan yolculuğunu tamamen rafa kaldırmamız gerektiği anlamına gelmeyebilir. Aşağıdaki sebeplerden dolayı YZ’nın yabancı bir dili bizzat kullanmanın yerini asla tutamayacağını düşünüyorum.

Sosyal ve Kültürel kodlar: YZ’nın erişemeyeceği alan

Dil, kelimeler ve onların diziliminden oluşan bir yapı olduğu kadar kültür, duygular, beden dili ve mimikler, sosyal bağ kurmak gibi bir çok şeyi içinde bulunduran karmaşık bir olgudur. Bütün bunlara sosyo-kültürel kodlar diyelim. Bu kodların ikinci plana itildiği veya eksik olduğu bir iletişim yavan kalmaya mahkumdur. Zira bir iletişim her zaman etkileşime geçilen andan çok daha önce başlar ve hatta geleceği de içinde barındırır. Zihnimizde çoğu zaman otomatik olarak seçilen herhangi bir kelimenin neden o kelime olduğu, geçmişin hangi izini taşıdığı, geleceğe dair hangi tasavvurun ürünü olduğu YZ’nın erişemeyeceği derinliktedir. Çoğu zaman bizim dahi farkında olmadığımız ve tamamıyla anlayamayacağımız karmaşıklıkta olan bu otomatik seçimleri YZ’nın hesaba katarak cevap vermesi ya da çeviri yapması çok olası görünmemektedir. Bir ihtimal bu, tüm hayatımız boyunca bize eşlik eden bir YZ ile mümkün olabilir. Ancak kim bu derece entegre olmuş bir YZ ister emin değilim. Siz isteseniz dahi ‘çip yerleştirdilerciler’ sizi rahat bırakmaz:) Örneğin bu son cümlenin tırnak içindeki ifadesi gramer olarak hatalıyken benimle ortak kültürü paylaşan okuyucular tarafından anlaşılabilir ama YZ tarafından çevirilemez. 

Bu sınırlılığını göz ardı edersek YZ, günlük kullanım açısından geçici ve yüzeysel iletişimler için işimizi çok kolaylaştıracak. E-posta gönderirken, yol tarif ederken, sipariş verirken vs. yabancı dil bilmemize gerek kalmayabilir. Ama bunun ötesine geçilmek istenen her anda, diyelim yeni tanıştığınız biriyle arkadaş olmak istediğinizde YZ’nın sunabildiği derinlik size yetmeyecektir. Zihnimizin tamamen bize ait bir hassaslıkta vurgusunu, anlamını ve bağlamını ayarladığı bir söz, YZ algoritmalarının insafına bağlı olarak budanacak ya da bozulacaktır. Kısacası YZ size kelimeleri ve anlamı verir; dili bizzat sizin kullanmanız ise onların arkasındaki bütün bir dünyayı sunar.

 

YZ’nın yapaylığı ve otantik iletişim

YZ doğası gereği bize mükemmellik vaat eder ve bu doğrultuda gidebileceği yere kadar gelişecektir. Mükemmel olmadığı anlar dahi ya ilerde ortadan kaldırılmayı bekliyordur ya da öngörülen ve planlanmış kusurlardan oluşup insansı olmak gibi daha büyük bir mükemmellik idealinden beslenir. Öte yandan insan ilişkileri öngörülemez şekilde kusurludur ve bu kusurlu olma hali onun en doğal halidir. Dolayısıyla dille kurduğumuz her iletişim yapmacık olduğu durumlarda dahi otantiktir. 

Bu doğrultuda yabancı dil öğrenme sürecindeki ‘kusurlarımız’, aslında en büyük iletişim gücümüzdür. Bizi robotlardan ayıran ve gerçek insani bağlar kurmamızı sağlayan tam da bu kusurlardır. Kelime seçerken duraksamak, yanlış kullanıldığında yenisini aramak, karşının verdiği tepkiler (düzeltmesi, dalga geçmesi, görmezden gelmesi vs.) hepsi insani iletişimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Yabancı dilde konuşurken kusursuz bir çeviri sunmak veya duymak yerine çabalayan, iletişim kurmaya çalışan bir insan olarak otantikliğimizi koruma arzusundan kolay kolay vazgeçebileceğimizi düşünmüyorum. 

Yabancı dil öğrenmenin yan faydaları

Başarma hissi ve özgüven

Dil öğrenme süreci, sabır, disiplin ve bolca alçakgönüllülük gerektiren uzun bir yolculuktur. Bu zorluğun üstesinden gelmek, insana başarma hissi ve özgüven kazandırır. Bu, bir uygulamanın tuşuna basarak elde edilemeyecek bir gelişimidir. Aylarca çalıştıktan sonra kurduğunuz ilk anlamlı cümlenin, anlaşıldığınızı gördüğünüz o anın verdiği hazzı hiçbir teknoloji size yaşatamaz.

Entelektüel birikim ve ana dil farkındalığı

İki dil bilen herkesin takdir edeceği bir gerçek vardır: Bazen bir duyguyu veya bir durumu anlatmak için anadilinizdeki kelimeler yerine, öğrendiğiniz dildeki bir kelime zihninizde daha hızlı parlar. Çünkü her dil, dünyayı farklı şekilde tanımlar ve bazı nüansları yakalamada diğerlerinden daha başarılı olabilir. İşte bu, ikinci bir dilin size sunduğu entelektüel zenginliktir; düşünce paletinize yeni renkler eklemek gibidir.

Beyin sağlığı

Yeni bir dil öğrenmek, beyin için egzersizidir: Hafızayı biler, problem çözme yeteneğini artırır ve hatta Alzheimer’a karşı korur. YZ’nın bu hızı ve neden olduğu konfor düşünüldüğünde yabancı dil öğrenmenin bu faydasının ilerde daha çok dillendirileceğini düşünüyorum. ‘Doğal yabancı dil takviyesi’ reklamları görebiliriz ilerde:)

Bu sebeplerden dolayı her ne kadar YZ’yı hem işimde hem de günlük hayatımda çok fazla kullanmama rağmen yabancı dil öğrenmeye dair ihtiyacı ortadan kaldıracağını düşünmüyorum. YZ’nın çeviri araçları harika birer yardımcıdır. Öte yandan kaptan koltuğunda her zaman biz oturmalıyız. O aracı kullanmanın keyfi hiçbir otomatik pilotta yoktur. Sonuç olarak yabancı dil öğrenmek; bizim biz olarak kaldığımız, bazen tökezlediğimiz, bazen sürprizlerle karşılaştığımız, kaslarımızı ve beynimizi çalıştırdığımız faydalı ve eğlenceli bir yolculuk olarak kalmaya devam edecektir.